17 Şubat 2026 Salı

KOPAR KIYAMET

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Felek bir gün sana bir sürpriz yapar,
Geçmişi unutup şaşar kalırsın!
Servetin tozunu dumana katar,
Hayatı rüyada yaşar kalırsın!

Bedenin fanidir ruhun emanet,
Emanete sakın etme hıyanet,
Bir yara açarsa kopar kıyamet,
Geriden izleyip bakar kalırsın.

Mevkiler makamlar malların yalan,
Bir rüzgar hızıyla olurken talan,
Çaresiz kalarak bunu anlayan,
Büyük sözlerini yutar kalırsın.

Dua et niyaz et yalvar Allah’a,
Onunla çıkarsın fenafillaha,
Bundan başka bir yol var mıdır daha,
Yoksa kapısın da yatar kalırsın.

Hasan mevsim artık sonbahar gibi,
Yapraklar üşümüş ihtiyar gibi,
Akıl ruha binmiş bahtiyar gibi,
Sende Irmak gibi çağlar kalırsın.

Hasan Arpacı, 2026, Üsküdar

AYAĞA KALKSIN

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Seni bu hallere düşüren baksın,
Baksın da şehitler ayağa kalksın.
Kör ışık altında ders çalışan kız,
Zalimler kahrolsun halk ayaklansın.

Desem de halkında tükenmiş ahlak,
Herkes mal peşinde korkak mı korkak.
Gariple fakirin ahı yükselir,
Yedi kat göklere korku salarak.

Zenginler saltanat makam keşfinde,
Yetimler ekmeğin ağlar peşinde.
Aç kalmak korkusu perişan eder,
Mübarek ayların her gelişinde.

Hasan bu iklimde adalet ölmüş,
Hukuk sakat kalmış ahlak sürülmüş.
Vadiyi sam yeli vurdu vuralı,
Vicdanlar ağlarken akıl çürümüş.

Hasan Arpacı, 2025, Kadıköy

BAYRAĞI YAKARKEN

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Vatansız halkların ruhunu alıp,
Bahtsız tünellere kazık yapmışlar.
Sahipli tarladan buğdayı çalıp,
Fareler misali köşe kapmış var.

Vatanı satarsan bir ders arası,
Tutarlar yakandan gelir sırası,
Olursun devlerin kör maskarası,
Adalet önüne hesabı koyar.

Bayrağı yakarken çapsız gülüşün,
Ay yıldız üstüne ayak sürüşün,
Sonu yok, bu gidiş, son yürüyüşün,
Her taşın altından bin Arslan çıkar.

Hasan devlet aklı feraset ister,
Hainlerden belki nedamet ister,
Yiğitler coşsa da merhamet ister,
Çünkü onlar yalnız Allah’a tapar…

Hasan Arpacı, 2026, Üsküdar

CAN ALICI SELAM VERSE

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Dizde derman kalmayınca,
Sahibine haber verin.
Dilde ferman olmayınca,
Naibine haber verin.

Gözler artık görmeyince,
Akıl seni bilmeyince,
Hayat biter ince ince,
Sinesine haber verin.

Boşa geldin geçiyorsun,
Aşk şarabı içiyorsun,
Belki sarhoş göçüyorsun,
Hanesine haber verin.

Akranların birer birer,
Menziline çekip gider,
Mekanında baykuş öter,
Serçesine haber verin.

Can alıcı selam verse,
Güneş gibi sızıp girse,
Halin vaktin nasıl derse,
Müezzine haber verin.

Hasan senin boştur için,
Hayatın hep koştur için,
Belki iyi hoştur için,
Deme yine haber verin.

Hasan Arpacı, Üsküdar

CEHALETİN SIRTINDA

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Az sonra şu tepede kandiller yakılacak,
Hangi yoldan gidilip yokuştan çıkılacak.
Hayatın içi zindan dışına bakmak acı,
Allah’ım bu zincirler ne zaman kırılacak…

Adalet saltanatın ayakları altında,
Hukuksa şaha kalkmış cehaletin sırtında.
Mazlumların ahını duyan yok mu Allah’ım,
Keremini görmez mi yas tutanlar yakında.

Hasan bu dünya yalan bir gün gelip bitecek,
Mevkiler ve makamlar yıkılıp devrilecek.
Zalimler, dalkavuklar koşa dursun bakalım,
Bu yarışın sonunda mazlumlar sevinecek…

Hasan Arpacı, 2025, Üsküdar

DİVAN KURULSUN

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Dünyayı ateşe verenler duysun,
Umutlar göklere çöle savrulsun.
Vurup kaçmak şimdi bir çözüm değil,
Gel de meydanlara divan kurulsun.

O zaman anlarsın masa başında,
Konuşmak boş imiş aşk savaşında.
Anadolu yiğit doludur dostum,
Ağrı dağı gibi durur karşında.

Karun mu muteber Nuşirevan mı?
Diktatör mü güzel Muhammet Han mı?
Sen uyursan halkım kim sahip çıkar,
Yurdunu beş pula alıp satan mı?

Hasan’ın kalbinde aşkın denizi,
Coştukça taşıyor görünmez izi.
Sevda yollarına karlar yağsa da,
Vatan vadisinden ayırmaz bizi.

Hasan Arpacı, 2025, Üsküdar

GİTMEM Mİ LAZIM

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Bahçelerde artık bülbül ötmüyor,
Benim bu diyardan gitmem mi lazım.
Yıkık hanelerde duman tütmüyor,
Benim bu dağlardan gitmem mi lazım.

Şahinin kanadı kırılmış gibi,
Tepeler çıldırmış yarılmış gibi,
Topraklar çamurla karılmış gibi,
Benim bu bağlardan gitmem mi lazım.

Çiçekleri soğuk vurdu vuracak,
Yaprakları hemen soldu solacak,
Kokuları rüzgar aldı alacak,
Benim bu çağlardan gitmem mi lazım.

Mevsim gelip geçer kışlar yaz olur,
Hayat bir gün biter hep ayaz olur,
Sonbaharda güneş imtiyaz olur,
Benim bu kırlardan kaçmam mı lazım.

Hasan bu mevsimler sağlık içinde,
İklimler tedirgin çığlık içinde,
Umutlar harabe dağlık içinde,
Benim bu surlardan uçmam mı lazım.

Hasan Arpacı, 2026, Üsküdar

KAR VE AYAZ

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Bugün;
Sokakların sahibi,
Kar ve ayaz.
Çatılar;
Senin yüreğin gibi,
Beyaz mı beyaz.
Varıp onun üstüne,
Bir köşk kurasım gelir.
Lakin:
Kimse beni anlamaz!
Kimse bunu kavramaz!
Ne dersin?

H. Arpacı, 2026, Üsküdar

KİMSE BANA ŞİİR OKUMADI

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Ben;
Söğüt dalları arasında doğdum.
Çam ağaçları altında büyüdüm.
Ne bülbül sesi duydum,
Ne de kanarya.
Ama,
Kargalar başka,
Hikayem çoktur onlarla.

Kimse bana şiir okumadı.
Ağladığım zaman,
Kimse gözyaşımı silmedi.
Acıktığım zaman,
Kimse ekmek vermedi.
Ayakkabım yırtıldığında,
Fakir bunlar derlerdi.

Ne kral sülalesindenim,
Ne zenginler vadisinden.
Toplumda belli benim yerim,
Sığırlardan sonra gelirim.

Ne büyüklerim kalmış dünyada,
Ne de küçüklerim.
Sonuncuyu da gönderdik bu yıl.
Her zirveye çıktığımda bakarım,
Küçülür hayallerim.

Tamam ben şairim de,
Kim nereden bilecek?
Benim yazdıklarımı,
Kim nereden görecek?
Söylesem bile,
Herkes gülüp geçecek!

Belki bir gün bu dünyanın,
Altı üstüne gelirse.
Tepeye bir bayrak dikerim,
Allah izin verirse.

Oturup ay yıldızın dibine,
Bülbül gibi okurum,
Eğer bunlar şiirse…

Hasan Arpacı, 1969, Ortalıca, Tosya

KİNLERİ AYNI

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Bruno’yu yakanlarla,
Filistin’i yıkanların,
Dinleri ayrı.
Ama:
Kinleri aynı.

Allah;
Cahil kişilerin,
Fesadından,
Cahil toplumların,
Gazabından,
İnsanlığı korusun.

Yoksa;
Bu kadar aç kurdu,
Kimler doyursun…

H. Arpacı, 2025, Üsküdar

KURBAN CANLARIZ

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Alevi, Bektaşi, Kızılbaşız biz,
Fakir sofrasında tatlı aşız biz,
Mazlumun gözünde akan yaşız biz,
Vatana, bayrağa kurban canlarız.

Türkmen’le yörükle aynı boydanız,
Oğuz’la Tatarla aynı soydanız,
Bazen güneşteyiz bazen aydanız,
Yıldızı namluda tutan canlarız.

Askerle askeriz polisle polis,
Zirvelerde karız vadilerde sis,
Bizim sevdamıza yürekler hapis,
Sipere kefenle yatan canlarız.

Mağrıp dan maşrık’a toyumuz birdir,
Hasan Tahsin gibi huyumuz birdir,
Fırat Dicle Çoruh suyumuz birdir,
Coşkun ırmak gibi akan canlarız.

Hasan bu iklimde karla boran var,
Kışla kıyamete karşı duran var,
Memleket halini bilip soran var,
Haini toprağa katan canlarız.

Hasan Arpacı, 1993, Tokat

ÜLKE NASIL KALKINACAK

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Bakmayın böyle,
Desteksiz attığıma.
Okuduğumu anlıyorum,
Lakin gençlik başıma bela…

Göz yaşlarımı görmeyenler,
Sesimi duymayacak.
Ama gayretimi.
Cümle alem hatırlayacak.

Benim uçuk fikirlerim,
Gökkuşağı gibi yedi renk.
Ama;
Ateş etrafında dönen kelebek,
Aklın karanlık dehlizlerinde dolaşan köstebek,
Gibi elbette yaşayacak?

Din havuzunda yüzmekle;
İlim olmadan,
Bilim olmadan,
Ahlak olmadan,
Bu ülke nasıl kalkınacak?

Hasan Arpacı, 1972, Ankara

AH GENÇLER AH!

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Biz bazen,
Anadolu’da ırmak,
Bazen de;
Kırlarda çatlayan toprak,
Sonbaharda dökülen yaprak gibiydik.

Ah gençler ah!
Bir bilseniz halimizi.
Cehalet zindanlarında büyüyerek geldik.
Bataklık ormanlarında yürüdük.
Dipsiz kuyularda çürüdük.
Üzerimize vahşetin çığlıkları düştü.
Postallar altında ezildik.
Daha ne olduğumuzu anlamadan,
Berrak cam gibi çizildik.
Bazen akıllar kafaya sığmadı.
Çok zaman Hayaller göklere,
En sonunda geldik işte,
Bu ıssız yere…

Şimdi;
Geçmiş bizim,
Gelecek sizin olsun.
Biz yorgun dedeler,
Ölmek üzereyiz.
Yeni bir dünyayı,
Görmek üzereyiz…
Sizden sonraki gençlik,
Size ne der,
Onu bilemeyiz…

Hasan Arpacı, 2026, Üsküdar

YILIN BAŞI

http://dusunceuretelim.blogspot.com


Yılın başı gelince,
Gönüller hep hoş olsa.
Kalpler kalbi sevince,
İnsanlar bir kuş olsa.

Kavgaları bitirse,
Haksızları süpürse,
İşte huzur bu dese,
Demeyenler taş olsa.

Aşk şarabı içilse,
Kendisinden geçilse,
Doğru yollar seçilse,
Hayat dursa loş olsa.

Birde Hasan anlasa,
Dünya yalan kavrasa,
Nerde Musa ve İsa,
Keşke her şey boş olsa.

Hasan Arpacı, 2025, Üsküdar